Lexiophiles is powered by
babla online dictionary

Türk Öğrencilerin İngilizce Konuşurken Yaptıkları Hatalardan Örnekler

Jul 31st, 2008 | By Secil | Category: Türkçe

İngilizce öğrenimi, Türkiye’de eğitim ve kariyer icin çok onemli görülüyor. Bu yüzden, pek çok kişinin İngilizce öğrenmek istemesi doğal. İngilizce öğrenimi genellikle ilkokulda başlayıp ortaokul, lise ve üniversitede devam ediyor.

Yalnız, öğretim kurumlarının çoğu yeterince interaktif yöntemler uygulamadığından öğrenciler ezberciliğe yöneliyor ve dili konuşmaktan, onu yaşamaktan kaçınıyorlar. Dolayısıyla, öğrenciler yabancı dilde düşünmeyi öğrenmeyince ortaya hatalar çıkıyor. Aşağıda Türk öğrencilerin İngilizce öğrenirken yaptığı birkaç tipik hata var, bunlara bir göz atalım:

1. I forgot my books at home.

Türkçe’de bir şeyi bir yerde unutmak mümkündür, ama İngilizce’de ne yazık ki mümkün değil. Bu nedenle, doğrudan çeviri bu noktada işe yaramıyor. İngilizce’de kullanılması gereken fill “leave”: “I left my books at home.”

2. It’s not important.

Türkçe’deki “Önemli değil” sözünün doğrudan çevirisi. Birisi size teşekkür ettiğinde İngilizce’de “No problem”, “Not at all”, “You’re welcome” gibi ifadeler kullanabilirsiniz. Ancak, “It’s not important” diye karşılık verirseniz, bu edilen teşekkürün sizin icin önemi olmadığı anlamına gelir.

3. Playing tennis is really funny.

“Fun” ve “funny “genellikle karıştırılır. Birisi size komik bir şey söylerse bunun için “funny”, ama hoşunuza giden şey için “fun” kullanılır. Bu nedenle, tenis oynamak için “fun” kullanılması gerekir: “Playing tennis is really fun.”

4. I went to shopping

İstanbul’a, hatta ay’a gidebilirsiniz; çünkü bunlar “yer” kategorisine girer. Ancak, alışverişe gitmek için aynı ifade kullanılmaz, burada kullanılması gereken ifade: “I went shopping.”

You might also like:

  • Sorry, but we couldn't find anything useful.

Comments Closed


Leave a comment »

  1. Nerede unuttugunuzu biliyorsaniz left dogru, ama bilmiyorsaniz yeri, forget denir saniyorum…
    Levent

  2. merhaba güzel bir paylaşım olmuş. bir de “not at all: çok resmi yerlerde kullanılan bir kalıp olduğunu öğrenmiştim” onun yerine “it doesn’t metter: birşey değil anlamında” kullanmamızın daha uygun olduğunu tavsiye almıştım.
    teşekkürler..