Pamukkale

Hiç karda çıplak ayaklarınızla yürüyüp ama üşümediğiniz oldu mu?

Türkiye’nin Ege bölgesinde bulunan Denizli’nin şehir merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta yer alan Pamukkale, dünyadaki en müthiş yerlerden bir tanesi. Tepeden tırnağa karla kaplı bir dağ görüntüsüyle, sadece eşsiz tebeşirimsi yapılarının nefeskesici güzelliği için değil aynı zamanda tarihi kalıntıları ve tarih boyunca evsahipliği yaptığı uygarlıklar dolayısıyla da laikiyle söhreti hakediyor.

Ömerulusoy
Şehrin, sıcak su kaynaklarını ve akan suyun bıraktığı karbonat terasları olan travertenleri barındırması, bölgenin hem eski adının Hierapolis (Kutsal Şehir) hem de şimdiki adının Pamukkale olmasını gayet iyi açıklıyor.

Eski Hierapolis’in Pergamon kıralı II. Eumenes tarafından kurulduğu bilinmektedir. Şehrin ismi, Pergamon’un efsanevi kurucusu olan kıral Telephos’un karısı Hiera’dan gelir. Şehir milattan önce 133 yılında Roma İmparatorluğu tarafından kontrol edildi. Milattan önce 17. yüzyılda, kıral Tiberius’un egemenliği sırasında şehri tamamen yokeden bir deprem geçirdi ve tekrar yapılmasını gerekti.

Turizm, bölgede antik çağlardan beri önemli bir sektör olmuştur. Şehir, doğa turizmi ve tarih turizmine ek olarak, sağlık ve termal turizm kapsamında da, şu an bile romatizma ve deri hastalıkları yaşayan insanların ilgisini çeken temel bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Dünyanın farklı yerlerinden insanlar buraya gelir, onun tedavi etkisi olan havuzlarında banyo yaparlar. Tedavi amaçlı olarak turisleri cezbeden potansiyeli dolayısıyla bölgede sağlık merkezleri, oteller, cilt hastalıkları üzerine uzmanlaşmış hastaneler ve daha fazlasını da içeren yeni yatırımlar türedi! Bölgeyi ziyaret eden listenin başında yerli turistler var ve bunu sırasıyla Japonlar, Çinliler, Koreliler ve bazı Avrupa ülkeleri izliyor.
Radomil
Ek olarak, hastalıklar üzerinde tedavi etkisi olan sıcak su kaynaklarına ve mağara içinde gazların birikmesine sebep olan yeraltındaki volkanik hareketlerden dolayı burası “tanrının evi” olarak biliniyormuş. Bölge o zamanlarda dini amaçlarla kullanıldığı gibi şuanda da hala dini bir cazibe merkezi.

Ölmeden önce ziyaret etmeyi kaçırmak istemeyeceğiniz bir yer olduğu konusunda eğer siz de benim gibi düşünüyorsanız, o zaman neden Türkiye’ye bir bilet almıyorsunuz? 🙂

[English]

You might also like: