Türkçe’nin Yabancı Dillerle Etkileşimi

Çok eski ve zengin bir kültür dili olan Türkçe, başka dillerden etkilenirken bu dilleri de etkilemiştir. Sadece Arapça’da üç binden fazla Türkçe sözcük olduğunu biliyoruz. Yine de Türk dilindeki yabancı ögeler, başka dillerdeki Türkçe ögelere kıyasla daha çoktur.

YABANCI DİLLERE TÜRKÇEDEN GEÇEN SÖZCÜKLER
Bulgarca’ya: bardak, basma, duman, atmaca, kazma, çekiç… Macarca’ya: pite (pide), pasztormany (pastırma-yunaca), joghurt (yoğurt)… İtalyanca’ya : firmano (ferman), beglierbei (beylerbeyi), giannizzero (yeniçeri) Fransızca’ya: beghlerbeghi (beylerbeyi), janicheres (yeniçeri), bassa (paşa), bairam (bayram), odalisgue (odalık) Arapça’ya ve öteki Ortadoğu dillerine geçen sözcükler : abla, açık, bıçak, binbaşı, ekmek, evet (ayva), kuzu, orman, tatlı, vergi, yaprak, yatak, yemek, yemiş…

Turkey in its region
DÜNYA DİLLERİNİN TÜRK DİLİNE ETKİSİ
* İslamlık etkisiyle Arap ve Fars dillerinden geçen sözcükler, çoğu kişi adları olarak kullanılır. * Venedik ve Cenevizlilerden alınan sözcükler: pusula, filika, alabora, acenta kambiyo… * Fransızca’dan alınan sözcükler: tren, vapur, otomobil, kanepe, gardrop, panjur, direktör, sekreter.. * Almanca’dan alınan sözcükler: dekan, doçent… * İngilizce’den alınan sözcükler: miting, brifing, sprey, tost…

TÜRK DİLİNDEKİ BATI KAYNAKLI ÖGELER

• ÖN EKLER – a (sız, siz): anormal, asimetrik, ametal, apolitik – anti (karşıtlık): antidemokratik, antiseptik (kokuşmayı önleyen), antifaşist, antibiyotik (mikrop öldüren), antifriz (donmayı önleyen) – de “-de -des -dö” (yokluk, zıtlık, olumsuzluk, frn.): deforme, deşarj, demode, deşifre, dezavantaj – bi (lat. iki): bikini, bisiklet, bilanço(alacak verecek listesi), bikarbonat (iki karbonlu) – di (lat. çift, iki): diyalog, dioksit(ikiosijen), diploma (ikiye katlanmış-anlam kayması) -ko “kol, kom, kon” (birlik, lat frn. trk.): koalisyon (partiler birliği), kompozisyon (birleştirme), komisyon (görevli kişi birliği), koleksiyon (bir araya getirme) – mikro (grekçe, küçük): mikroorganizma (küçük canlı), mikrofilm, mikrofon, mikroskop, – Pan (grekçe, birlik): pantürkizm, pankart, panislamizm – Poli (grk. çok): poliklinik, poligami, poligon(çokgen),polinezya(çok adalar ülkesi) – Pre (ilk, birinci, frn.): prehistorya(tarih öncesi), prefabrik (parçaları önceden hazırlanan), preparat (hazır ilaç) – Pro (grk. önde ileride) propaganda(ön tanıtım), proje, prolog (ön konuşma), prototip (ilk örnek tip) – Tele (uzak, grk.): telefon, telepati (uzak his televizon teleskop

• SON EKLER – aj (frn. İş, iş yapma): puantaj (işaretleme), montaj (birleştirme), avantaj (üstünlük sağlama), sabotaj(baltalama), kamuflaj(gizleme) – al -el (aitlik anlamı veren frn. ek, Türkçe –sal –sel ekiyle karşılanabilir) : kültürel, pastoral, federal, natüral, endüstriyel – er (yapan, donanmış lat. frn-ing. trk –lı –li,-cı -ci): misyoner, pansiyoner, milyoner, banker, otoriter -if (frn. ilgi görevinde –an –en ekini karşılar): dekoratif(dekorla ilgili), objektif, sportif, – ik (lat. –sal- sel): ekonomik, senfonik, anarşik, kritik, teknolojik, otomatik – ist (iş, meslek, inanç, alışkanlık): idealist, egoist, faşist, baterist, komünist, emeralist artist – izm (düşünce,inanç adları, sanat ve felsefe akımları, – cilik): realizm,feminizm, humanizm – siyon (-tion, Türkçede –ma –me eki): redaksiyon (yeniden yazma düzeltme), kanalizasyon (kanallaştırma), operasyon, provakasyon (kışkırtma), transplantasyon (organ değişme), rezervasyon (ayırma)

• EKLEŞMİŞ SÖZCÜKLER: Ön ek gibi kullanılan sözcüklerdir. antre (frn. girmek): antrenman(spora hazırlanma), antrenör (spora hazırlayan), antrparantez (parantez içi) fos-foto (grk. ışık): fotokopi (tıpkı basım) mono: (grk. tek): monoton (tekdüze), monogami, monolog Oto (kendi): otobiyografi, otokontrol, otokrat(başına buyruk), otorite, otomasyon trans (öteye, ötesine, lat.): transfer(aktarma), transatlantik (atlantiği aşan), transkripsiyon(çeviri) psi (ruh): psikopat (ruh hastası), psişik (ruhsal), psiknaliz hidro (grk. su): hidroelektrik biyo (grk. hayat): biyolojicanlı bilimi), biyografi, biyosfer(yaşam olan yer,yeryüzü) fobi (grk. korku): hidrofobi (su korkusu), agorafobi (meydan korkusu)

Eğer diğer dillerden ödünç alınan başka kelime veya ekler biliyorsanız, lütfen bize tavsiyede bulunmak için tereddüt etmeyin!

[English]

You might also like: